Anasayfa
19 Kasım 2017, Pazar
11 kategori altında, toplam 12858 haber bulunmaktadır. Bu haberler toplam 17489982 defa okunmuş ve 222 yorum yazılmıştır.

2010 YILI TÜRKİYE İLERLEME RAPORU-GÜMRÜK

Kategori Kategori: GÜMRÜK / VERGİ / VİZE | Yorumlar 0 Yorum | Okunma 5442 Okunma | 29.11.2010 12:03:24
2010 YILI TÜRKİYE İLERLEME RAPORU-GÜMRÜK

Avrupa Komisyonu Genişleme Genel Müdürlüğü tarafından Türkiye’nin AB’ye uyum sürecinde kaydettiği ilerlemelere ilişkin 2010 yılı Türkiye İlerleme Raporu yayımlandı.

Raporda geçen ve Gümrük Müsteşarlığını yetki ve görev alanı itibariyle ilgilendiren fasıllara ilişkin kaydedilen gelişmeler ve değerlendirmelere aşağıda yer verilmiştir.

Giriş

AB ve Türkiye Arasındaki İlişkiler:

AB-Türkiye Gümrük Birliği, 2009 yılında 80 milyar avro’yu aşan AB-Türkiye ikili ticaretinin
daha fazla geliştirilmesine katkıda bulunmaya devam etmiştir. Türkiye AB’nin yedinci en büyük ticari ortağı, Avrupa ise Türkiye’nin en büyük ticari ortağıdır. Türkiye’nin toplam ticaretinin yarıya yakını AB ile gerçekleşmekte iken doğrudan yabancı yatırımların üçte ikisi de AB’den gelmektedir. Ancak, Türkiye Gümrük Birliğinden kaynaklanan yükümlülüklerini ihlal eden mevzuat ve kısıtlamaları muhafaza etmekte ve yenilerini getirmektedir. Türkiye’nin, uygunluk değerlendirmesi kontrolleri, ithalat ve ihracat lisansı şartları, AB’de serbest dolaşımda olan üçüncü ülke mallarının ithalatı üzerindeki kısıtlamalar, devlet yardımları, fikri mülkiyet haklarının etkili biçimde uygulanması ve yeni farmakolojik ürünlerin kaydedilmesi için gerekli koşullar gibi ticarete yönelik teknik engellerin kaldırılması
yönünde verdiği bir dizi taahhüt hâlâ yerine getirilmemiştir. Türkiye’nin, uzun süreden beri devam eden canlı büyükbaş hayvan, sığır türü ve diğer hayvan ürünleri üzerindeki ithalat yasağı konusunda gelişme kaydedilmemiştir. Türkiye’nin Gümrük Birliğini tam olarak uygulaması ve serbest dolaşımda olan AB ürünleri üzerindeki bir dizi engeli kaldırması gerekmektedir. AB, Türkiye’den, Güney Kıbrıs Rum Yönetimine yönelik taşımacılık alanındaki kısıtlamalar da dâhil, malların serbest dolaşımına ilişkin olarak geriye kalan tüm kısıtlamaları kaldırmaya ve Gümrük Birliği’ni tam olarak uygulamaya davet etmiştir. 

Mali yardım konusunda, Türkiye’ye, 2010 yılında Katılım Öncesi Mali Yardım Aracından (IPA) yaklaşık 654 milyon avro tahsis edilmiştir. Ulusal düzeydeki bütün programlar (beş IPA bileşeninin tümünü kapsayan) için stratejik çok yıllı çerçeveyi belirleyen 2011-2013 Çok Yıllı Endikatif Planlama Belgesi’nin, Türk kurumlarından sağlanacak girdilere dayanarak taslağı hazırlanacak ve IPA Yönetim Komitesi’ne 2011 yılı başında sunulacaktır. Mali yardım, temel haklar ve hukukun üstünlüğü, kamu yönetiminde yapılacak reformlar, rekabet edebilirlik, çevre, ulaştırma, enerji, sosyal kalkınma ve tarım ve kırsal kalkınma konularına yoğunlaşacaktır. Ayrıca Türkiye, IPA kapsamında sınır ötesi işbirliği desteğinden ve bir dizi bölgesel ve yatay programdan istifade etmektedir.

 


Fasıl 1: Malların Serbest Dolaşımı

Malların serbest dolaşımına uygulanan genel ilkeler bakımından hiçbir ilerleme kaydedilmemiştir. Dış ticarette standardizasyon mevzuatı 2010’da ithalatta uygunluk değerlendirmesine tabi tutulan ürün listelerini çok küçük bir oranda azaltmıştır. Üçüncü ülkelerden gelen ve AB’de serbest dolaşımda olan mallara yönelik olarak 2009 yılından beri uygulanmakta olan kısıtlamalar 2010’da kaldırılmamıştır. Bu malların hâlâ gümrüklerde belge
üzerinden ve gerekli görüldüğünde fiziksel kontrollerle uygunluk değerlendirme işlemlerine tabi tutulmasıyla Türk pazarına girişleri geciktirilmekte ve bazı durumlarda engellenmektedir. 
İlaçlarda olduğu gibi, belirli alanlarda ticaretteki teknik engeller artmıştır. Beşeri ilaçların tescili için iyi imalat uygulaması sertifikası bulundurulmasını gerektiren yeni uygulama tescil işlemleri sırasında uzun gecikmelere neden olarak bu ürünlerin ithalatının de-facto yasaklanması sonucunu ortaya çıkarmaktadır. Tekstil ve hazır giyim ürünlerinin ithali için bir tescil belgesi alınmasını öngören uygulama hâlâ yürürlüktedir. Karşılıklı tanıma ilkesi henüz Türk hukuk sistemine aktarılmamış olduğundan düzenlenmemiş alanda malların serbest dolaşımı kısıtlanmaktadır. Eski, yenilenmiş ya da defolu olduğu düşünülen mallar, ikinci el motorlu araçlar ve alkollü içecekler için ithalatta lisans uygulaması hâlâ devam etmektedir. Ayrıca bakır hurdası ithalatı da lisansa bağlanmıştır. Bu da Gümrük Birliği hükümlerine aykırı bir biçimde ihracatta bir yasaklama oluşturmaktadır.

“Malların Serbest Dolaşımı” 11 Aralık 2006 tarihinde Konsey (Genel İşler ve Dış İlişkiler Konseyi) tarafından kabul edilen ve 14-15 Aralık 2006 tarihlerinde AB Zirvesi’nde onaylanan
Türkiye’ye ilişkin kararlar kapsamındaki 8 fasıldan biridir. Güney Kıbrıs Rum Yönetiminde kayıtlı olan ya da son uğradığı liman Güney Kıbrıs Rum Yönetiminde olan gemiler ve uçaklar tarafından taşınan malların serbest dolaşımına yönelik kısıtlamalar yürürlükte kaldığı sürece, Türkiye bu fasla ilişkin AB müktesebatını tam olarak uygulama konumunda olmayacaktır.

Bu fasılda sınırlı ilerleme kaydedilmiştir. Mevzuat uyumu oldukça ileri seviyede olmasına rağmen ürün pazarlaması hakkındaki yasal çerçevenin Türk mevzuatına aktarılması ve müktesebatın tüm gereklerinin buna dâhil edilmesi gerekmektedir. Ticareti kısıtlayan teknik engeller hâlâ malların serbest dolaşımına zarar vermektedir ve ilaçlar ve yapı malzemeleri gibi alanlarda yeni engeller de eklenmiştir. Piyasa gözetimi sistemindeki yetersizlikler varlığını sürdürmeye devam etmektedir. Karşılıklı tanıma ilkesi Türkiye’nin ticaret mevzuatına hâlâ aktarılmamıştır ve ilaçlarla ilgili olarak veri münhasıriyeti sorunu çözüme kavuşturulmamıştır. Türkiye’nin, 2/97 sayılı Karar Ek II’nin güncellenmesi de dâhil olmak üzere, AB-Türkiye Gümrük Birliği hakkındaki 1/95 sayılı Kararı uygulaması, devam eden ithalat lisansı uygulamasını kaldırması ve başta motorlu araçlar olmak üzere kullanılmış ürünlerin ithalatındaki kısıtlamaları yürürlükten kaldırılması gerekmektedir.

Fasıl 4: Sermayenin Serbest Dolaşımı

Kara paranın aklanması ile mücadele alanında AB müktesebatıyla uyum sağlanması yönünde ilerleme kaydedilmiştir. Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlemesi Hakkındaki 2006 tarihli Kanunun ve bu fasıldaki katılım müzakerelerinde kilit unsur olan 2008 eylem planının uygulanması amacıyla bir dizi yönetmelik kabul edilmiştir. Gerçek kişiler, tüzel kişi ve kurumlar ve elektronik transferler de dâhil olmak üzere, müşteri tanımlamaya yönelik detaylı hükümler getiren bir yönetmelik çıkarılmıştır. Kabul edilen diğer bir yönetmelik, mükelleflerin müşterinin tanınması açısından basitleştirilmiş tedbirler alabilmelerini sağlamaktadır. Maliye Bakanlığı, bu yönetmelik kapsamına giren işlem türlerine ve uygulama tedbirlerine karar verme yetkisine sahiptir.

Kara paranın aklanması ile mücadelede AB müktesebatı ile uyum konusunda ilerleme kaydedilmiştir fakat terörizmin finansmanı ile mücadeleye yönelik yasal çerçeve hâlâ tamamlanmamıştır. AB müktesebatı ile uyumun hâlâ tamamlanmamış olduğu alanlar olan sermaye hareketleri ve ödemeler ile ödeme sistemlerinde ilerleme kaydedilmemiştir. Yabancıların taşınmaz edinmesinin önünde hâlâ engeller vardır.  AB menşeli doğrudan yabancı yatırımlar üzerindeki kısıtlamalar da dâhil olmak üzere, sektörel kısıtlamalar devam etmektedir. 

Fasıl 7: Fikri Mülkiyet Hukuku

Uygulamaya ilişkin olarak Gümrük birimlerinin IT sistemi tamamen merkezileştirilmiştir. Fikri mülkiyet hakkı ihlallerine ilişkin bir şikâyet, tüm gümrük noktalarında taklit mallara el koyulması için yeterli olacaktır. Ancak, taklit ve korsan mallara karşı gümrük kontrolleri hâlâ beklenen düzeyde değildir ve kontroller ve el koymalar hakkında net veri bulunmamaktadır.Fikri mülkiyet haklarıyla ilgili kamu kurumları ve uzmanlaşmış fikri mülkiyet hakları uygulama birimleri arasında daha fazla işbirliği ve koordinasyon sağlanması çok önemlidir.

Fasıl 16: Vergilendirme

Alkollü içeceklerin vergilendirilmesi konusunda bazı düzensiz ilerlemeler kaydedilmiştir. Alkollü içkilere, içerdiği alkol oranı yerine ürünün tipine göre belirli spesifik vergiler uygulanmaktadır. İthal ürünler için belirlenen vergi, eşdeğer yerli ürünlere göre daha yüksektir. Ayrımcı vergilendirmenin aşamalı olarak kaldırılmasına yönelik taraflarca kabul görmüş açık hedefler ortaya koyan 18 Mayıs 2009 tarihli Eylem Planı’nın bir parçası olarak Türkiye, Nisan 2009 tarihinde kabul edilen Bakanlar Kurulu Kararı ile bu farklılıkları azaltmıştır. Türk mevzuatını AB müktesebatı ile uyumlu hale getiren alkollü içeceklerin vergilendirmesindeki diğer değişiklikler, örneğin şaraba uygulanan kıymet esaslı vergilerin tümüyle kaldırılması da bu yönde olmuştur. Ancak, Ocak ve Ekim aylarında, bütün alkollü içeceklere uygulanan özel tüketim vergisi oranı sırasıyla genel olarak  %10 ve %30 arttırılmıştır. Bu durum, eylem planına aykırı olarak, yerli alkollü içeceklerle ithal içeceklere uygulanan vergiler arasındaki farkı rakamsal olarak artırmıştır. Türkiye’nin, bu fasıldaki müzakerelerde kilit gereklilik olan eylem planındaki taahhütlere uyması gerekmektedir. Türkiye’nin üyelik öncesinde, iç piyasa hareketleri ve mali antrepolar için gümrük vergilerinin askıya alınması rejimini uygulamaya koyması gerekecektir.


Fasıl 24 Adalet, Özgürlük ve Güvenlik

Gümrük işbirliği alanında, gümrük muhafaza kapasitesine yönelik bazı ilerlemeler kaydedildiği bildirilmiştir. Gümrük Müsteşarlığı, araç takip sistemi ile mobil denetim birimlerini güçlendirmiştir. Hamzabeyli sınır geçiş noktalarına bir tarayıcı kurulmuş, böylece anılan geçiş noktalarının muhafaza kapasitesi geliştirilmiştir. Sınırdaki gümrük muhafaza ile diğer kolluk kuvvetleri arasındaki eşgüdümün güçlendirilmesi gerekmektedir. Risk esaslı kontrollerin geliştirilmesi gerekmektedir. Türkiye, AB gümrüklerinde ele geçen sahte malların ana tedarikçilerinden biri olup, ithalat ve ihracatta Fikri Mülkiyet Hakları Kontrolleri konusunda kolluk kapasitesinden yoksundur. Ancak, uyuşturucu ve gümrük işbirliği alanlarında bazı ilerlemeler kaydedilmiştir.

Adalet, özgürlük ve güvenlik alanında her kısımda eşit olmasa da ilerleme kaydedilmiştir. AB-Türkiye geri kabul anlaşması müzakerelerinin sonuçlandırılmasına yönelik önemli bir ilerleme kaydedilmiştir. Göç ve iltica konusundaki kurumsal düzenlemelerin, ilgili bütün kurumlar için açık sorumluluklar belirlemesi ve verilen görevleri etkili bir şekilde yerine getirmelerini teminen bu kurumlara gerekli kaynakların sağlanması ve vasıflarının iyileştirilmesi gerekmektedir. Uyuşturucu ve gümrük işbirliği alanlarında bazı ilerlemeler kaydedilmiştir. Dış sınırlar ile Schengen, organize suçlar ve terörizm konularında sınırlı ilerleme kaydedilmiştir. Vize politikası konusunda çok az ilerleme kaydedilmiştir. Cezai ve hukuki konularda adli işbirliği, alanında ilerleme kaydedilmemiştir. Sonuç olarak, halihazırda yapılan mevzuat çalışmalarının kabul edilmesi ve imzalanan uluslararası anlaşmaların ivedilikle onaylanması gerekmektedir.

 
Fasıl 29: Gümrük Birliği

Gümrük mevzuatına ilişkin olarak bazı ilerlemeler kaydedilmiştir.
 
Türkiye, yeni Gümrük Kanunu çerçevesinde yönetmelikler kabul ederek gümrük kurallarını AB müktesebatıyla daha fazla uyumlu hale getirmiştir. Gümrük Müsteşarlığı, başta zorunlu laboratuar testine tabi ürünleri ithal edenler olmak üzere, girişimcilerin bağlayıcı tarife bilgisi verilmesi için başvuruda bulunma haklarını sınırlayan bağlayıcı tarife bilgisi yönetmeliğini kabul etmiştir. Müsteşarlık, zorunlu laboratuar kontrollerini sadece dökme halde ithal edilen veya gümrük tarafından tarife sınıflandırması tespit edilemeyen ürünlerle sınırlandırmak amacıyla işlenmiş tarım ürünlerine yönelik laboratuar kontrolleri hakkındaki yönetmelikte değişiklik yapmıştır.

Gümrük mevzuatı konusundaki AB müktesebatına genel uyum seviyesi, AB ile Türkiye arasındaki gümrük birliğinin de etkisiyle yüksektir. Ancak, fikri mülkiyet hakları konusundaki ve Dış Ticaret Müsteşarlığı’nın sorumluluğundaki serbest bölgelerde kullanılan veya tüketilen mallara tanınan muafiyetler konusundaki gümrük kurallarının daha fazla uyumlaştırılması gerekmektedir. Giriş noktalarında gümrüksüz satış mağazalarına izin veren Türk vergi muafiyeti uygulaması Türkiye’nin gümrük birliği yükümlülükleriyle uyumlu değildir.
 
Eşya ithalatı ve ihracatının gözetimine ve tarife kotalarına ilişkin kurallara uyum sağlanmamıştır. Özellikle işlenmiş tarım ürünleri için öngörülen tarife kotalarına ilişkin mevzuat bulunmamaktadır ve az sayıdaki mevcut tarife kotalarının yönetimi AB standartlarıyla uyumlu değildir. AB menşeli olmayan ve AB’de serbest dolaşımda olan ürünler, AB’de gümrük işlemlerinin tamamlanmış olmalarına, CE işareti taşımalarına ve ATR dolaşım belgesine sahip olmalarına rağmen, Türkiye’de hâlâ ürün güvenliği denetimine tabi tutulmaktadır. Bu denetimler çerçevesinde girişimciler, gümrük işlemleri tamamlanmadan önce menşe beyanı sunmaya sistematik olarak mecbur edilmektedir. Girişimcilerin gümrük işlemlerinin tamamlanmasından öncesinde ürünlerin menşeini beyan etmeye mecbur tutulması gümrük birliğinin ihlali niteliğindedir.

İdari ve operasyonel kapasite konusunda bazı ilerlemeler kaydedilmiştir. Müsteşarlık, araç takip sistemini ve mobil denetim birimlerini güçlendirmiştir. Türk özel sektör kuruluşları ile imzalanan kamu-özel işbirliği sözleşmeleri yoluyla Müsteşarlık, bazı sınır geçiş noktalarındaki gümrük muhafaza kapasitesini daha fazla artıran tarayıcılar tedarik etmiştir. Müsteşarlık, riske dayalı analizleri, tüm gümrük birimlerinde sağlıklı ve yeknesak şekilde uygulanmasını hedefleyerek geliştirmelidir. Müsteşarlığın merkez risk analiz birimleri ile bölgesel gümrük ekipleri arasındaki geri bildirim raporlama mekanizmaları güçlendirilmelidir. Sınırlarda gümrük muhafaza birimleri ve diğer kolluk kuvvetleri arasındaki koordinasyonun geliştirilmesine ihtiyaç vardır. Fiziksel denetimleri azaltmak suretiyle yasal ticareti kolaylaştırmayı amaçlayan basitleştirilmiş usullerin uygulanması gerekmektedir. Türkiye, AB gümrüklerinde el konulan taklit malların ana tedarikçilerinden biri olmaya devam etmiştir; ithalat ve ihracatta fikri mülkiyet hakları kontrolleri konusunda uygulama kapasitesi eksiktir. 

AB’nin transit sistemi (NCTS) ve gümrük tarifeleri sistemi (TARIC, Kota ve Gözetim) ile bilgi teknolojileri (BT) yoluyla bağlantı kurulması yönünde daha fazla çaba harcanmıştır. Türkiye Ortak Transit Sözleşmesi’ne (OTP) katılma sürecini başlatma amacıyla transit alanında yüksek bir uyum seviyesine ulaşmıştır. Türkiye, tek noktadan kontrolleri içeren belgesiz gümrük işlemlerine geçmeye yönelik çabalarını hızlandırmalıdır. Müsteşarlık tarafından bir IT stratejisinin kabulü konusunda ilerleme kaydedilmemiştir. Müsteşarlık, Pan Avrupa Akdeniz menşe kümülasyon sistemi çerçevesinde ürünlerin tercihli menşeinin tespitine ilişkin kuralları belirleyen bir tebliğ yayımlamıştır.
 
“Gümrük Birliği”, 11 Aralık 2006 tarihinde Konsey (Genel İşler ve Dış  İlişkiler Konseyi) tarafından kabul edilen ve 14-15 Aralık 2006 tarihlerinde AB Zirvesinde onaylanan Türkiye’ye ilişkin kararlar kapsamındaki 8 fasıldan biridir. Güney Kıbrıs Rum Yönetiminde kayıtlı olan ya da son uğradığı liman Güney Kıbrıs Rum Yönetiminde olan gemiler ve uçaklar tarafından taşınan malların serbest dolaşımına yönelik kısıtlamalar yürürlükte kaldığı sürece, Türkiye bu fasla ilişkin AB müktesebatını tam olarak uygulama konumunda olmayacaktır.

Sonuç olarak; Gümrük birliği, Türkiye’nin bu alanda gerek mevzuat gerek idari kapasite bakımından yüksek bir uyum seviyesine ulaşmasını sağlamıştır. Ancak, giriş noktalarında yer alan gümrüksüz satış mağazalarındaki gümrük vergisi muafiyeti AB müktesebatıyla uyumlu değildir. Dış Ticaret Müsteşarlığı’nın sorumluluğunda bulunan serbest bölgelere ve gözetim ve tarife kotalarına ilişkin mevzuatın hâlâ uyumlaştırılması gerekmektedir. AB’de serbest dolaşımda olan ürünleri ithal edenlerin gümrük işlemlerinin tamamlanması öncesinde menşe bilgisi sunmaya mecbur tutulması gümrük birliği ile uyumlu değildir. Fiziksel kontrollerin azaltılması ve yasal ticaretin kolaylaştırılması amacıyla, riske dayalı kontrollerin ve basitleştirilmiş usullerin geliştirilmesi yönünde daha fazla çaba gösterilmesi gerekmektedir. Gümrük Müsteşarlığı, fikri mülkiyet haklarının etkili biçimde uygulanmasına ve taklit mallarla mücadeleye yönelik taahhüdünün gereğini yerine getirmelidir.

Fasıl 30: Dış İlişkiler
 
Ortak ticaret politikası konusunda bazı ilerlemeler kaydedilmiştir.
 
Türkiye’nin AB’nin ortak ticaret politikasına uyum seviyesi yüksek düzeydedir. Genelleştirilmiş Tercihler Sistemine (GTS) uyum konusunda iyi düzeyde ilerleme kaydedilmiştir. Irak, Türkiye’nin GTS’yi uyguladığı ülkeler listesine dahil edilmiştir. Türkiye, sanayi bileşenleri bakımından işlenmiş tarım ürünlerini de içeren bir GTS planını kabul etmiştir. Başta coğrafi kapsamı olmak üzere, AB’nin GTS’si ile daha fazla uyum sağlanması gerekmektedir.
 
Türkiye, dört çeşit üründe (ayakkabı, motosiklet, buharlı ütü ve elektrik süpürgesi) uyguladığı ve 2006 yılından beri yürürlükte olan korunma tedbirlerini üç yıl uzatma kararı almıştır. Türkiye son dört yıl içinde korunma tedbirlerini artan biçimde kullanmıştır. 
 
Üçüncü ülkelerle yapılan ikili anlaşmalar konusunda ilerleme kaydedilmiştir. Rapor döneminde Türkiye, Ürdün ile bir serbest ticaret anlaşması imzalamıştır.
 
Özellikle Doha Kalkınma Gündemine ilişkin olarak, Türkiye’nin Dünya Ticaret Örgütü’nde AB ile sağladığı koordinasyon tatmin edici seviyededir, ancak özellikle tarım ve ticaretin kolaylaştırılması alanında olmak üzere bu alanda hâlâ iyileştirme yapılması gerekmektedir. Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı (OECD) bağlamında, AB ile sağlanan koordinasyon tatmin edici seviyededir.
 
Orta ve uzun vadeli ihracat kredileri ve çift kullanımlı mallar konularında ilerleme kaydedilmemiştir.  Çift kullanımlı malların ihracat kontrolüne ilişkin olarak Türkiye, Konvansiyonel Silahlar ve Çift Kullanımlı Mallar ve Teknolojilerin İhracat Kontrolüne ilişkin Wassenaar Düzenlemesi ve Füze Teknolojisi Kontrol Rejimi gibi belirli tedarikçi gruplara üyelik konusunda AB’ nin tutumuna uyum sağlamamıştır.  

Sonuç olarak,  Türkiye, gümrük birliği sayesinde bu alanda yüksek bir uyum seviyesine ulaşmış olmasına rağmen, uyum henüz tamamlanmamıştır ve özellikle coğrafi kapsamına ilişkin olarak genelleştirilmiş tercihler sistemi konusunda olmak üzere pek çok alanda daha fazla çalışma yapılması gerekmektedir.
Fasıl 33: Mali ve Bütçesel Hükümler

Geleneksel öz kaynaklar konusunda özel bir gelişme kaydedilmemiştir. İlgili AB müktesebatına uyum çalışmaları, AB müktesebatıyla büyük ölçüde uyumlu olan gümrük mevzuatının da içinde olduğu bağlantılı müktesebat fasılları çerçevesinde sürdürülmektedir. Ancak, tam uyuma ve uygulamaya yönelik ilave çaba gösterilmesine ihtiyaç vardır.

Kaynak: Gümrük Müsteşarlığı
Puan ver
 | Puan: 10 / 4 Oy | Yazdırılabilir SayfaHaberi Yazdır

Yorum Yazın

İsim:
E-Posta:
Mesaj: KalınİtalikAltçizgiliLink

Onay Kodu:

Yorumlar


Henüz Yorum Yazılmamış

© 2005-2009