Gündem

SEKTÖR YATIRIMLARINI TEKNOLOJİYE YAPMALISEKTÖR YATIRIMLARINI TEKNOLOJİYE YAPMALI
2019 yılının ilk üç ayını geride bıraktık. Hem Türk lojistik sektörü hem de Uluslararası Taşımacılık ve Lojistik Hizmet Üretenleri Derneği UTİKAD açısından yoğun geçen bir dönemdi. Geride bıraktığımız yerel seçimlerin de etkilerini hissettiğimiz bu dönemde 2018'in ikinci altı ayından itibaren ülke ekonomimizde olduğu gibi lojistik sektörümüzde de mevcut durumu koruma yönünde temkinli adımlar atıldığını söylememiz mümkündür.

Bu doğrultuda bildiğiniz üzere 1 Ocak tarihi itibari ile yürürlüğe girmesi planlanan Taşıma İşleri Organizatörlüğü Yönetmeliği'nin yürürlüğe giriş tarihini 1 Temmuz 2019 tarihine erteletmek yönündeki girişimlerimiz sonuç verdi. Ancak UTİKAD olarak 150 bin liralık TİO Yetki Belgesi ücretinin de makul bir seviyeye çekilmesi için görüşmelerimiz sürüyor. Sektörümüzün özellikle de üyelerimizin yüzde 80'ine yakın bir bölümünü oluşturan KOBİ'lerin yetki belgesi ücretinden zarar görmemesi için Ankara'da yoğun bir görüşme trafiğini sürdürüyoruz.

Bu çalışmalarımızın temelinde sektörümüzün rekabet anlamında elini güçlendirmek yatıyor tabii ki. Çünkü uzun bir süredir her mecrada dile getirdiğimiz gibi dünya büyük bir dönüşüm yaşıyor. Her sektörde teknolojinin, bilişimin etkileri kendini hissettirmenin ötesine geçti. Hemen her gün yapay zeka ile yönlendirilen sistemlerin devreye girdiğinin haberlerini görüyoruz, okuyoruz.

İşte bu noktada yetki belgelerine yapılacak yatırımın asgari düzeye indirgenmesi bunun yerine özellikle hizmet sektörünün teknolojik alt yapısını geliştirmesi yönünde teşvik sağlanması gerekliliği ön plana çıkıyor. Çünkü teknolojik olarak sektörümüze yatırım yapabildiğimiz oranda katma değerli hizmet üretmemiz ve ülke ekonomimize katkı sağlamamız mümkün olacaktır. Rakamsal olarak konuşmak gerekirse birkaç yıl içinde 50 milyar dolara yakın bir hizmet ihracatı beklentisi içindeyiz, bunun da büyük bir kısmını yük taşımacılığı ve lojistik hizmetler oluşturacak.

Bu beklentinin ardında tabii ki ülkemizde son yıllarda yaşamakta olduğumuz altyapı yatırımlarının etkisi çok büyük. Yeni Havalimanı'nın açılması ve taşınmanın tamamlanması aslında ilk etapta sektörümüz açısından ekstra bir maliyete neden olacak. Çünkü Yeni Havalimanı açıldı ama Atatürk Havalimanı kapanmadı ve önümüzde uzun bir süreç var. Bu durumda iki havalimanında da ayrı ofislerimiz mevcut bulunuyor. Dolayısıyla ek kira ve istihdam giderleri ortaya çıkıyor. Ama yeni havalimanı beraberinde ne getirecek? Beraberinde hem ihracatçıya hem de bizlere alternatif uçuş imkanları ve rekabet getirecek.

Yeni havalimanıyla beraber yaklaşık yüzde 10'luk kapasite artışı imkanı olacak. İkinci terminal bittiği zaman birinci terminalle beraber bu kapasite artışı özellikle Çin ve Hindistan kökenli havayollarının İstanbul'u daha fazla kullanmasına yol açacak. Aynı oranda Türkiye kökenli havayolu firmaları da uçuş sayılarını artırabilecek. Bu çeşitlilik, müşterilere hem daha uygun fiyat hem de daha fazla direkt uçuş imkanı olarak yansıyacak. Bunun yanı sıra Yeni Havalimanı'nda planlanan ve sektör tarihimize bir ‘ilk' olarak geçecek e-ticaret terminali de Türk lojistik sektörünün rekabet şansını arttıracak. Türkiye'deki küçük ölçekli üreticimizin dünyanın en ücra noktalarındaki alıcılarla ulaşmasını sağlayabileceğiz.

Genel tabloyu değerlendirirken intermodal taşımacılığa da değinmekte fayda var. İntermodal taşımacılığın teşvik edilmesi UTİKAD olarak uzun süredir gündemde tuttuğumuz bir konuydu. Kombine Taşımacılık Taslak Yönetmeliği ile son dönemde yeniden kamu nezdinde de değer gördüğünü söyleyebiliriz. Çünkü ‘sürdürülebilirlik' kavramını ve dünya çapında bu yapılan çalışmaları değerlendirdiğimizde demiryolu ile taşımacılığın her geçen gün değer kazandığını görüyoruz. Şu anda demiryolu taşımacılığının Türkiye'deki oranı ne yazık ki sadece yüzde 1.

Örneğin Rusya'da bu oran yüzde 80'lere ulaşıyor. Demiryolu intermodal çalışmalarının gelişmesi "Tek Yol Tek Kuşak" projesiyle daha da önem kazandı. Ancak BTK hattının açılmasıyla Çin'den ülkemize kadar demiryolu ile taşınabilen yüklerimiz Avrupa'ya aynı şekilde taşınamıyor. Çünkü boğazları demiryoluyla aktarmasız geçemiyoruz. Önümüzdeki dönemde Yavuz Sultan Selim Köprüsü üzerindeki demiryolu hatlarının aktive edilmesi, İstanbul Boğazı'nın altından büyük bir tünel inşa edilmesi ile Türkiye'nin gerçek anlamda transit taşımacılığın merkezi ya da Doğu ile Batı arasında geçiş noktası haline geleceğini biliyoruz. UTİKAD olarak çalışmalarımızı bu doğrultuda sürdürmeye de devam ediyoruz. Bakanlığımızın da iş birliğine açık tavrıyla sektörümüzde çok daha iyi dönemler yaşayacağımıza inanıyoruz.

 
Emre ELDENER
UTİKAD Yönetim Kurulu Başkanı
UTA Nisan 2019
Şenlikköy Mahallesi Saçı Sokak, No: 4 / F Florya 34153 Bakırköy İSTANBUL
+90 212 663 62 61
+90 212 663 62 72