NEDEN OLMASIN?

NEDEN OLMASIN?26.08.2014
1789 dünya tarihi için önemli bir yıldır. Fransız İhtilali’nin gerçekleştiği, öncelikle Avrupa’nın sosyal ve siyasal yapısının bu ihtilal ile değişmeye başlaması, sonrasında tüm dünyaya etkilerinin yayıldığı önemli bir tarih. Fransız ihtilali, milliyet, eşitlik, hürriyet, adalet gibi demokrasi ilkelerinin dünyaya hızla yayılmasına neden olmuş, milliyetçilik fikrinin yayılması ile imparatorluklar dağılma sürecine girmiştir. Yine bu dönemde Fransızlar tarafından İnsan Hakları Bildirisi yayınlanarak, tüm dünyaya duyurulmuştur.

Ardından, tüm Dünya’da makineleşme artmış, insanların yerini her geçen gün daha fazla oranda almaya başlamıştır. Yine dünya tarihinde önemli bir tarih, 4 Temmuz 1776’dır. Yani Amerika Birleşik Devletleri isimli bir ülkenin kurulduğu, süper güç bir ülkenin özellikle 20.yüzyıl başlarından itibaren dünyaya damgasını vuracağını adeta ilan ettiği tarih. Özellikle 1.ve 2.dünya savaşlarından sonra, dünya kaderine önemli ölçüde etki edeceğini göstermeye başlayan Amerika Birleşik Devletleri, insanların; tüketim, müzik, reklam, finans yönetimi, perakende, hatta sinema alışkanlıklarına doğrudan etki edeceğinin işaretlerini o günden itibaren göstermeye başladı. Ama kimse aynı Amerika Birleşik Devletleri’nin süper güç olma özelliğinin de önemli etkisi ile, 2008 yılında böylesine büyük bir ekonomik krizin doğmasına sebep olacağını düşünemedi. Mortgage’i icat edenler, bunun nelere yol açacağını kestiremediler. 2005 senesinde veren tehlike sinyallerinin, ne Amerika’ya ne de dünyaya zarar vereceğini hesap edemediler, veya etmek işlerine de gelmedi. Kredi krizinin, bir gün finansal krize yol açacağını, bununda global dünyada, günden güne her yere yayılan, kuş gribi, domuz gribi gibi bu denli hızlı ve etkili bir şekilde yayılacağını hiç ama hiç hesaplayamadılar. Teğet geçeceğine inananları bile yanılmaktan kurtaramadılar.

Dünya sürekli değişiyor, ihtiyaçlar farklılaşıyor; ama hiçbir zaman hızını kesmiyor. Bu hız aslında bizlere her gün yeni işaretler gönderiyor. Ülkemiz coğrafi açıdan lojistik üs der dururuz yıllardır, ve bunu daha fazla değerlendirmemiz gerektiğini ve ticaretin de artması gerektiğini savunuruz. Örneğin Hollanda’nın transit ticaret sayesinde elde ettiği gelir ile ne denli büyüyen ve güçlü ekonomiye sahip bir ülke konumunda olduğunu da belirtiriz, ancak kendimizi o konuma nasıl getiririz konusuna yeterince eğilmeyiz. Söylediklerimizi önce somut düşünceye, düşüncelerimizi plana, planladıklarımızı projeye, projelerimizi de aksiyona hızla çevirebilir hale getirmemiz şart. Ortadoğu’da yaşanan krizin ihracatımıza ve dolayısı ile hemen ekonomimize bu denli etki ve tesir ediyor olması, henüz daha gidecek epey yolumuzun olduğunu gösteriyor. Ancak her şeye rağmen işgücümüzü, genç nüfusumuzu, köklü tarihimizi ve dolayısı ile tüm yapabilirliklerimizi ortaya koyduğumuzda, Dünya’nın en önemli gücü olamamamız için inanın hiç bir neden yok.

Hakan ÇINAR / Dünya Gazetesi